Sancak Balkanların Yeni Çatışma Bölgesi mi?

Bosna’nın bölünmesiyle başlayan kan kaybı, şimdi Sancak’ın iki parçaya ayrılmasıyla devam ediyor. Karadağ referandumunun bağımsızlık kararıyla neticelenmesi de daha büyük kırılmaların başlangıcıdır.

Murat Yılmaz

İki ülke arasında tarihi bir ada: Yeni Pazar Sancağı

Sancak bölgesi Balkan yarımadasının merkezinde, Sırbistan ve Karadağ Cumhuriyetleri arasındadır. Kuzeybatıda Bosna-Hersek, güneydoğuda Kosova, güneyde ise Arnavutluk ile komşudur. Yüzölçümü 8.687 km2 olan ve asıl adı Yeni Pazar Sancağı olan bölge, Osmanlı döneminde Bosna Hersek’e bağlı yedi sancaktan biriydi ve bugün Kosova sınırlarında bulunan Kosovska Mitrovitsa bölgesi ile Bosna-Hersek sınırları dahilinde bulunan Rudo Bölgesi’ni de kapsamaktaydı. Bu şekilde Sancak’ın yüzölçümü Osmanlı döneminde 24.000 km2’yi bulmaktaydı. Bugün Sırbistan Cumhuriyeti sınırları içerisinde kalan 4.499 km2’lik alanda, Yeni Pazar, Syenitsa, Tutin, Novi Varoş, Priyepolye, Priboy şehirleri yer almaktadır. Toplam 4.188 km2 olan ve Karadağ sınırları içerisinde kalan bölgede ise Biyelo Polye (Akova), Rojaye, Plevliya (Taşlıca), İvangrad (Berane) ve Plav şehirleri bulunmaktadır.

Sancak’ın toplam nüfusunun 530.000 civarında olduğunu tahmin edilmektedir. Nüfusun yaklaşık %67’si Sancaklı Boşnaklardan, %33’ü Sırp, Karadağlı Hıristiyanlar ve Arnavut Müslümanlardan oluşmaktadır. Sırbistan ve Karadağ her ne kadar tek bir devlet olarak ele alınsa da nüfus sayımları ve seçimleri ayrı yapıldığından Sancak ile ilgili bütüncül bir istatistiğe ulaşmak imkansızlaşmaktadır. Bu durum Sancak sınırları içerisinde yaşayan Arnavut nüfus için de geçerlidir.

Göçmen kuşlar gibi

Boşnaklar, II. Dünya Savaşı sonrası 1960’lı yıllara kadar can emniyetleri olmadığından bölgeyi terk etmek zorunda kalırlarken, bu tarihten sonra kalkınma programlarında bölgenin ihmal edilmesiyle oluşan kötü ekonomik şartlar nedeniyle Bosna’ya, Makedonya’ya ve zaman içinde Batı Avrupa’ya (Almanya, Fransa, İsviçre ve İskandinav ülkeleri) gitmek durumunda kalmışlardır. Boşnaklar her ne kadar eğitimli ve meslek sahibi olsalar da iş bulma konusunda ülkelerinde bulunan aynı nitelikteki Ortodoks işçilerle rekabet şansına sahip değillerdir.

Yeni Pazar’da giyim ve ayakkabı endüstrisi gelişmiştir. Burada üretilen tekstil ürünleri Türkiye, Yunanistan, Kosova ve Bulgaristan’a satılmaktadır. Devlet sektörlerinin Müslümanlara kapalı olmasından dolayı özel işletmeler ağırlıklı geçim kapısı haline gelmiştir. Bölgede 2.300’ün üzerinde mağaza ve 20.000 işçiden bahsedilmektedir.

Sancaklı Müslümanlar özellikle 1990 sonrası dönemde bölgenin kuzeyinde bulunan Bosna-Hersek (1992–1995) ve güneyindeki Kosova’da (1998–1999) çıkan savaşlar nedeniyle can kayıpları ve zorunlu göçler ile beraber ciddi ekonomik kayıplara uğramışlardır. Boşnaklara ait evler, dükkânlar ve fabrikalar Sırp ordusunca imha edilmiştir. Sancaklı Müslümanların oldukça ağır ekonomik şartlara rağmen hala hayatta kalabiliyor olmalarının en önemli sebebi tıpkı Kosova’da olduğu gibi gurbetteki Sancaklıların bölge ekonomisine katkılarıdır. Sancak’taki birçok aile Sancak dışındaki yakınlarının ekonomik destekleriyle geçinmektedir. Bu da bölge ekonomisi açısından önemli bir girdidir.

Karadağ halkoylaması Sancak’ı parçaladı

21 Mayıs Karadağ referandumunun neticesi bölgeyi takip edenlerce garip bir sonuç olarak değerlendirilmedi. Alınan %55,4’lük oy oranı Karadağ’ı bağımsız yaptı. 2000’li yıllardaki tüm Karadağ seçimleri hatta Miloşeviç döneminde bile zaten hep bu hava içerisinde yapıldı. 680 bin nüfuslu Karadağ, Sırbistan’da yapılan tüm seçimleri boykot ederken Başbakan Milo Cukanoviç’in “Zafer Karadağ’ın Koalisyonu” uzunca bir dönemdir Karadağ’ı bağımsız yapmak için uğraşıyordu. Bu çabaya Karadağ Cumhurbaşkanı Flip Vuyanoviç’i de eklemek gerekiyor.

Haritalar yeniden serilecek

Şimdi özelde Sancak Boşnakları ve genelde Balkan Müslümanlığı için büyük bir yara alındığından bahsedilebilir. Bosna’nın bölünmesiyle başlayan kan kaybı, şimdi Sancak’ın iki parçaya ayrılmasıyla devam ediyor. Karadağ referandumunun bağımsızlık kararıyla neticelenmesi daha büyük kırılmaların da başlangıcıdır aslında. Kosova’nın Sırbistan’dan ayrılması sonrası da haritalar masalara serilecek ve daha yüksek sesle savaş senaryoları yapılacak. Zira artık manevra alanı kalmayacak. Ya durum kabul edilecek ya da savaş tamtamları çalacak. Bu çerçevede Voyvodina’nın özerklik ya da ayrılık talepleri ve Sırbistan’ın Bosna Sırp Cumhuriyeti ile birleşme istekleri bu gelişmeleri takip edecek. Yani önümüzdeki aylarda Balkanlar yine kökten uca bir sarsıntı yaşayabilir.

Bu kaçıncı parçalanma!

21 Mayıs’ı acıyla anacaklar. 21 Mayıs 2006, 7 Kasım 1913’ten daha kötü bir neticedir aslında. Sancak Balkan Savaşları ardından menfur Belgrad Anlaşması saldırısıyla 7 Kasım 1913 tarihinden beri Sırbistan ve Karadağ’ın içinde olsa da arada bir sınır bulunmadığından (Sırbistan ve Karadağ, Sırp-Sloven-Hırvat Krallığı ve Yugoslavya dönemlerinde de birlikte bulunuyorlardı.) birliğini muhafaza edebilmişti. Fakat şimdi kesin bir bölünmeden bahsediyoruz. Durum kritik anlaşılacağı üzere.

Altı asrın ardından Sancak en dönülmez yola girdi

93 senenin ardından Osmanlı’nın Yeni Pazar Sancağı bir kez daha parçalanıyor. Tarihi Sancak toprakları 24 bin kilometreyi bulmaktaydı. Fakat bugün parçalana parçalana Sancak 8687 kilometrekareye indi. Şimdiki ayrılıkla 4499 kilometrekare (6 şehir) Sırbistan tarafında, 4188 kilometrekare (5 şehir) Karadağ’da kalacak. Aileler bölünecek, araya tel örgüler, dikenli teller, mayınlı alanlar girecek, pasaportlar kullanılmak zorunda kalacak. Bizde uzun yıllar Hatay sınırında yaşandığı üzere bayramlarda insanlar bu sınırlara yığılacak. Ve hepsinden kötüsü de altı asrı aşkın bir süredir varlığını sürdüren Sancak, en dönülmez yollarından birine giriyor. Türkiye’de bir milyonun üstünde Sancaklı Boşnak var. Bunlar neler hissedecekler? Baba, dede topraklarının en son kaleleri de düşüp burçlara Sırp ve Karadağ bayrakları asıldığında…

Şimdi suçlular ayağa kalksın demenin faydası var mı bilmiyorum. Fakat Rahmetli Aliya’nın o kadar işin gücün arasında Sancaklı liderleri toplamaya çalışması ve onları aklıselime davet etmesi; İKÖ, BM ve AGİT toplantılarında “aman Sancağı ihmal etmeyin ve Sancak’ın geleceğiyle ilgili bir karar verilecekse Sancak liderliğiyle görüşmeden bunu yapmayın” diye dünya kamuoyuna duyuruları kimseye etki etmemiş görünüyor. Bunu Sancaklı liderlerin birlikten yoksun hallerinden ve Karadağ’da referanduma “evet” deyip de “buralarda bir yerde Sancak diye bir birim olacaktı. Biz Avrupalılar olarak Berlin Anlaşması ile Sancak’ı özerk bir birim yapmıştık” diye akıllarına getirmeyen Batı’nın hallerinden anlayabiliyoruz. Şimdi maalesef gerçekler değil reelpolitik konuşacak yalnızca. İşte reelpolitik: Karadağ’ın Rojaye’daki müftüsü Rifat Feyziç “Oylarımız Karadağ’ın bağımsızlığı içindir.” diyebilmişti.

Türkiye Sancak liderlerini acilen toplamalı

Bugün Karadağ’ın bağımsızlığı kesinlikle bir çatışma nedenidir. Sancak’taki 400 bine yakın Müslüman Boşnak yaşadıkları toprakların statüsünün tanınmasını ve bir bütün olarak Sırp ya da Karadağ tarafında kalmasını istiyorlar ve bunun için bir referandum talep ediyorlar. Avrupa Birliği bu konuda da duyarlı olmalı. Nasıl Karadağ’ın referandumuna evet dendiyse benzer bir talepte bulunan Sancak tarafının referandum isteği de dikkate alınmalı. Karadağ ile hemen hemen aynı yüzölçümüne ve nüfusa sahip Sancak, Karadağ ile birleştirilmeli ve bir federasyon oluşturulmalı. Avrupa bu konuda duyarlı olmazsa yeni bir savaşın çıkması an meselesi olabilir. Bu noktada Sancaklı liderlere ve Türkiye’ye çok iş düşüyor. Sancaklı liderler geçmişin tartışmalarını kenara bırakarak bugünkü reel duruma bakarak titreyip kendilerine gelmelidir. Türkiye ise Berlin Anlaşması garantörlüğünü hatırlayarak yeni bir savaş ve bölünmeye engel olmalıdır. Bu çerçevede tüm Sancak liderlerini Türkiye’ye davet ederek ve bir karar alınmadan masadan kalkmayarak işe başlanabilir. Türkiye’nin davet edip de Sancak’tan gelmeyecek tek bir lider çıkacağını düşünmüyorum. Sırplar Rusya’dan, Yunanistan’dan güç ve destek alıyorlarsa Sancak’ın ardında da güçlü Türkiye her zaman olmalıdır.

Sonuç olarak olan oldu, şimdi “ne yapmalıyız”ı tartışmalı. Acizane bir eylem planı sunayım:

1- Türkiye Dış İşleri Bakanlığı acil bir toplantı kararıyla Sancaklı liderleri Türkiye’ye davet etmeli. Bu toplantıda Sancak’ın bundan sonraki yol haritası çıkarılmalı ve askeri bir disiplinle bu kararlara harfiyen uyulmalı.

2- Türkiye uluslararası kamuoyunda İKÖ, BM ve AB nezdinde hatta NATO nezdinde mevcut durumla ilgili acil bir bildirge yayınlamalı ve bu bildirgede benim yaptığım gibi Sancak parçalanamaz’ın altı kalın çizgilerle çizilmeli.

3- İslam dünyası yine Türkiye’nin öncülüğünde -bu İKÖ kanalıyla olursa daha anlamlı olur- olağanüstü bir toplantıyla İslam dünyasına Sancak konusunda deklarasyonda bulunulmalı. Sancak’ın İslam coğrafyasından bir parça olduğu, bunun kopmasının Doğu Türkistan, Keşmir ve Kıbrıs kopmuş kadar canımızı yakacağı ifade edilmeli.

4- Başbakanımız beraberinde Dışişleri Bakanımız Sayın Abdullah Gül’ün de bulunacağı geniş katılımlı bir heyetle Yeni Pazar’ı, Sancak Milli Meclisi’ni, Meşihat’ı ziyaret etmeli. 1396 yılında fethedilen ilk Sancak toprağı Glohovitsa bu ziyarette unutulmamalı. Fatih Sultan Mehmet’in namaz kıldığı (yanılmıyorsam Leylek Camii idi) camide beraber namazlar eda edilmeli.

5- Türkiye’deki Sancaklılar zaman kaybetmeden vakıf ve dernekler önderliğinde bir Sancak çatısı oluşturmalı. Bu çatı kuruluşun ilk işi duyarlı tüm birimlerle irtibata geçerek kamuoyu oluşturmak ve akabinde Türkiye’de acil bir “Sancak parçalanmasın” mitingi gerçekleştirmek olmalı ve bu mitinge en az Sancak nüfusu kadar insan katılmalı.

6- Bu dernekler her vesile ile Sancak programları düzenlemeli, Boşnakça kursları açılmalı, ödüllü yarışmalarda ödül Sancak’ı ziyaret olmalı.

7- Sancak dernekleri acil yüz binlerce Sancak bayrağı yaptırmalı. Tüm Türkiye’de bu dernekler aracılığıyla Müslüman evleri, dükkanları Sancak bayraklarıyla süslenmeli.

8- Temmuz ayındaki Ayvaz Baba Şenlikleri sonrası yine aynı topluluk Sancak’a geçmeli ve bu kez Yeni Pazar’da bir program tertip edilmeli.

http://www.ihh.org.tr/cgi-bin/index.pl?mod=news;op=news_id;id=1729

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !